|
|
 |
 |
Okunma |
|
125 |
Sadist 1 (ilk)
Hiç sevmediği komşusunun 21 numaralı kapısındaydı işte. Elindeki bıçak oldukça diri duruyordu. Kolundaki saate şöyle bir baktı; saat oldukça geçti. Elindeki anahtar koçanını zevkle şıngırdatarak cebinden çıkardı ve üç beş denemeden sonra kapıyı açmayı başardı. Kurbanının yatak odasını biliyordu ama yinede emin olmak için cebinden küçük el fenerini çıkardı ve ortalığı aydınlatarak gideceği yer üzerine emin oldu. Yatak odasına girdiğinde hafifçe horuldayarak uyuyan kurbanına dikkatlice baktıktan sonra bıçağını eliyle tam olarak kavrayarak yatağa atıldı ve dik bir şekilde kurbanının boğazına soktu. Can havliyle ayağa kalkmaya çalışan zavallı adam şimdi titreyerek bağırmaya çalışıyordu ama ses telleri artık kopmuş olduğundan sadece hırıltılar çıkarabiliyordu. Her hırladığında boğazından kanlar boşalıyordu adamın. Ama bu kadar kan çok azdı; kurbanını yatağa yatırdı ve boğazını boylu boyunca kesti; işte şimdi tam olmuştu mis gibi kan kokusu… Ardından komşusunun o kepçe kulaklarını kesip aldı ve kocaman açılan kan gölü ağzına tıkadı. Adamcağızın gözleri cam gibiydi ama can damarı hala kesilmemişti, kesmemişti bilerek çünkü acı çekmesini istiyordu. Son olarak bıçağın uç kısmıyla o cam gibi olan gözlerini oydu. Kurbanın göz çukurlarından kanlar boşaldıkça rahatlıyordu ama bir sorun vardı bu sefer üstü biraz fazla kan olmuştu ve evinde yıkayacak kadar deterjanı yoktu. Öldürdüğü komşusunun evinden çıkmadan banyoya uğrayıp biraz deterjan aldı; tam evden çıkacaktı ki en önemli şeyi unuttuğunu hatırladı. Komşusunun yatak odasına geri döndü ve ötekilerinin yanına eklemek üzere kestiği kulaklardan bir tanesini alıp cebine attı. Çok uykusu gelmişti artık iyi bir banyo yapıp yatma zamanı gelmişti.
Sabah saat 09.15 sularında kapısı şiddetle çalındı. Tahmin ettiği gibi gelenler polislerdi. Birkaç basit soru ve basit cevaplar… Hepsi 15–20 dakikasını aldı sadece, ardından kahvaltısını yapmak üzere mutfağa geçti. Çekmecesini açtı onlarca bıçak arasından rasgele bir tanesini seçti ve ekmeğini dilimledi tam bu sırada yanlışlıkla parmağının ucunu biraz kesti; canı yanmıştı. Demek ki boğazını kestiği aptallar bayağı bir zorlanıyordu. Bunu düşününce keyfi yerine geldi ve gülümseyerek oturduğu kahvaltı sofrasından karnını doyurarak kalktı. Şimdi işe gitme zamanıydı. Evden çıkmadan önce gidip kulak koleksiyonunu izledi. Dün kestiği kulak daha taptazeydi. Bir süre koleksiyonunu izledikten sonra işe geç kaldığını fark ederek aceleyle evden çıktı. Bina kapısının önüne geldiğinde yedi yaşlarında bir çocuğun korkuyla kendisine baktığını fark etti. Suratını yumuşatarak çocuğa yanaştı ve saçlarını okşadı. Ardından çocuğun çok güzel görünen kulaklarını eliyle hafifçe sıktı. —Bunlar şimdiye kadar gördüğü en güzel insan parçalarıydı— Bu hareketi çocuğun hoşuna gitmişti. Çocuk gülümserken evin nerede senin diye sordu samimi bir tavırla. Zavallı çocuk yapmaması gerekeni yaptı; evini tarif etti. Anlaşılan sıradaki adres belliydi, belliydi belli olmasına ama beli çok ağrıyordu, dün gece çok yorulmuştu. Her şeye rağmen bu güzel ve küçük çocuğu doğrama fırsatını kaçırmayacaktı…
DEVAM EDECEKTİR!
|