|
|
|
Bana Kimse Sen Gibi Sarılmadı |
|
|
 |
 |
Okunma |
|
82 |
Bana Kimse Sen Gibi Sarılmadı Her sabah kuzeye bakan penceremden beton yığınları arasında bataklığı andıran yaşam kirliliğinin içinde ufka bakmaya çalışır, bir kıpırtı görmeyi umarım. O kıpırtı, yitip giden onca senelerin arkasından hiç gözükmez.
Her hangi bir kaza olarak kabul edilir mi bilmiyorum; ama sen olduğunu bile bile gelip sana çarptım. Yol kenarlarında yürümektense yolun tam ortasından yürümeye benziyor biraz; tam bir intihar!.. Ve bilmiyorum, kaç ameliyat, kaç gün ya da ay, kaç terapi yaşanılan o acı kazanın izlerini geçirecek? Bu sakatlık otuz dakika tutuyor beni evde, beni bende. Acı otuz dakika sonra dayanılmaz bir biçimde artıyor; ve ben seni arıyorum.
Biliyorum, olmam gereken kişiye varana kadar çok zaman geçmesi gerekecek. Ve bu süreçte sen de şunu bil, masum, mazlum, gariban dahi olsa hiçbir kadının başı omuzlarıma yaslanmayacak!
Kalbim kent mezarlığını andırıyor; yüzünü çevirip sırtını döndüğün anlarda ölen her bir parçamı gömdüğüm. Resimlerde bile hala kırgın, kızgın sen varsın. Baktıkça, sana dokundukça kalemin sivri ucu incecikten dolaşmaya başlıyor kağıtların üzerinde. Bazen kendimin bile tanıyamadığı, anlayamadığım iç alemimin resmini seyrettiriyor her kelime bana. Her seferinde içimi acıtarak.
Acılar, acılarımız… Karanlık gökyüzünde küçük ama parlayan yıldızları hatırlatan, ışıldayan acılarımız…
Acıdan kurtulmak kimsenin elinde değil. Biraz olsun acımı dindirmek için nefesimi kelimelere döküyorum. Her kelime sensizliğin soğukluğunda üşütüyor bedenimi. Soğuyan bedenimi, yorulan gözlerimi canlandırır mı en derinden gelen fırtınalarla diye düşünmekten alamıyorum kendimi.
Sensizlik ve çaresizlik girdabının içerisinde şu an içinde bulunduğum durumu sanırım şu sözler net bir şekilde özetler: Yaralı bir hayvanın sürünün dışına itilmesinden, bana yabancı gelen bir dünyanın tehlikelerine terk edildim.
Ayrıldığımız andan itibaren bir hatıra bırakabildiğimi bilsem, kalbinin bir köşesinde hala seni tutabildiğimi bilsem ve herkesten çok beni hatırlayabileceğine inansam… ne büyük bir gurur duyacağım aslında. Ufkunda batan güneş olmaktan kurtulamadığımın farkındayım. Ben batarken sen, hayatına yeni bir güneş doğma umudu kazandın. Bense senin aldığın her nefeste sensizliğe sürüklenmeye devam edeceğim. Her doğan güneş umudumu öldürse de sensiz can çekişsem de bedenim sahte dünyanın mutlu bedenlerinden biri olmaya devam edecek. Bugün olduğu gibi.
|
|
Yorumlar |

|
|
|
|
| |
Harika damar şarkı

Çardak Kebabı

Fıkra : Yılın fıkrası

Fıkra : Tikmişim

Arap Bacı

|
Iraklı çocuk

Yaşla Geldim

Uzak durma

Msn Hataları, Hata kodları

Msn de arkaplan değiştirmek

|
|